|
spidermen
|
 |
« : Haziran 08, 2010, 10:19:02 am » |
|
Merhaba Trekist üyeleri, Trekist ekibi bu hafta Kocaeli ilinin İzmit ilçesine bağlı bir köy olan SERİNDERE?de idi. Hava durumu, gün yağmur yağacağına işaret ediyordu nitekim daha Gebze?yi geçemeden ilk yağmur damlaları düşmeye başladı. Kimbilir belkide havanın sıkıntılı olmasından dolayı, yolculuk sessiz sakin bir şekilde ilerlemekteydi. Bu arada Hakan bey araç içindeki katılımcılar ile ilgilenmek için aracın içinde sürekli seyir halinde dolaşıyordu. Çay molası için küçük bir kasabada durduk. Küçük bir köy kahvesinde yağan hafif yağmurun seyri altında çayımızı yudumlarken etrafta bulunan yöre halkından bir kısmının şaşkın bakışları gözümden kaçmadı. Sanki içlerinden ?bu havada da buralarda dolaşılır mı?? diyorlardı. Derken ?yağmurdan korunmak için panço almak isteyen var mı? şeklinde bir ses yükseldi. Mehmet bey yanında balıkçılar için mazeme satan biriyle içeri girmişti. 3 kişi satıcıyı takip edip, sattığı malları görmek için dükkanına gittik. Satıcı yapılan pazarlık sonucu alınacak ürünlerde %20 indirim yapmayı kabul etti. Bundan soran kimisi panço kimisi ayakkabı alarak ihtiyaçlarını giderdi. Etraftaki esnaftan ekmek, içecek gibi ihtiyaçları temin ettikten sonra nihai hedefe doğru yola koyulduk. Yağmur durmuştu. Yol üzerinde sağ tarafta sıralanmış kiraz ağaçlarının büyüsüne kapılan ekip bir anda kiraz ağaçlarını kuşattı. Tabi ordada hali hazırda buluna sahibinden izin alarak. Mehmet bey dedelerine kiraz topladığını söyleye çocuklardan parayla topladıkları kirazı almak istedi, çocuklar ise istemeyerek topladıklarını belli edercesine hiç oralı olmadılar. Bu arada bindiğimiz araçtan, yüksek dallarda kiraz toplamak için faydalanabilceğimizi göstermek için şöförümüz ile Hakan bey aracın üstünde uygulamalı gösterim yaptılar. Daha sonra Mehmet bey ek bilgiler vermek için sözü aldı. Kiraz molasında sonra başlangıç noktasına vardık ve SERİNDERE tabelasının önünde toplu bir fotoğraf çektirdik. Ardında 9km olan parkurumuz, yürüyüşe uygun bir hava altında başladı. Temiz hava ve doğanın güzelliği yürüşün başında itibaren insanı etkilemeye başlamıştı. Tepeciklerin etrafını sarmış olan bulutlar ayrı bir görsellik sunuyorken, 40 -45 dakika önce yağan yağmurun etkisiyle etrafı ise toprak kokusu sarmışdı. Sağımızda yer alan derenin soluna tereddütlü bir geçişten sonra, bu geçişte su geçirmezlik unvanını bırakan botlarımız su sızdırmaz ünvanını hak ettiklerini açık yüreklilikle göstermekten çekinmediler, etrafı ağaçlarla çevirili bu yüzden fazla güneş alamayan bir patikada, önceden yağan yağmurunda etkisiyle suyu yükselen derenin eşliğinde ileriliyordu ekip.Öntaraf ise arkanın yavaşlığında şikayet ediyordu ve ekibin ön tarafına İlayda ile Nil de dahildi J. Islanmak için ellerine geçen her fırsatı değerlendirmek istediler ama İlkay hanımın etkili müdahaleleri ile fırsatları balon gibi söndü. Bir süre sonra öğle yemeği için dere kenarında uygun bir yer bulduk ve erzaklarımızı yedik. Yüzmeye uygun kısımlar vardı derenin içinde hava güneşli olsaydı, çoğu kimse suya girecekti. Tabi Bülent bey için sıcak soğuk farketmediği için suyun tadına baka tek o oldu. Toplanıp yola çıkmaya hazırlanırken yağmur tekrar yağmaya başladı. Yağmurluklarımızı giyip yola koyulduk. Yürüdüğümüz patikada önümüze ara sıra su birkintileri çıkıyordu ama genelde yürüyüşe uygun bir yoldu.Bazı yerlerde toprak kayması sonucu yolun bir kısmı kapanmıştı. Ağaçlarla sarmalanmış kısımdan çıktıktan sonra manzarının tüm güzelliğini daha net görmeye başladık. Yağmur yine kesilmişti. Parkurun sonlarına doğru küçük bir tünel deneyimimiz oldu. Fener ışıkları altında tünelin içinden geçen dev borunun , etrafından doğru düzgün yürünecek bir yol olmadığı için, borunun bir sağına bir soluna geçerek tünelden çıktık. Biraz ilerledikten sonra etrafımızda başları beyaza sarılmış tepeciklerin arasında son molamızı verdik ve bitişe doğru yola koyulduk. Adaş Pide bitiş notası idi, önünde bekleyen araçta eşyalarımız değiştirdikten sonra yola çıkmadan önce son çayımızı içtik. Araç İstanbul?a doğru yola çıktı. Aracın arka tarafından oturan arkadaşlardan öne doğru pastalar börekler gönderiliyordu; Serpil, Sibel ve diğer arkadaşlarımıza hazırladıkları yiyecekler için teşekkür ederiz. İstek doğrultusunda Shell benzinliğinde küçük bir ihtiyaç molası verdikten sonra yolculuğumuz sona erdi. Kısa ama görsel açıdan zengin bir parkurdu. Benim Trekist ile katıldığım ilk geziydi açıkcası özellikle kiraz toplama kısmı hoşuma gitti, eğlenceli hoş bir geziydi. Tüm Trekist ekibine ve katılımcılara teşekkür ederim. Serkan ÇIRAK
Fotolar:
|