|
spidermen
|
 |
« : Mart 09, 2010, 11:36:46 am » |
|
GEYVE AHİBABA YÜRÜYÜŞÜ RAPORU-07.03.2010
Geyve Sabırlar Köyünden başlayan yürüyüşümüz, orman içinden eğimli araziyle Kayadibi tepesine doğru devam etti. Yol boyunca Sabırlar, Sütalan, Şükürler köylerinin tabelalarını ve tek tük evlerini, evlerin önünde yaşı 80i geçen ama hala çalışan kadınlarını gördük.
Şansımız yağver gitmişti, birgün öncesinden yağan sağnak yağmurun izi yoktu. Hava açıktı ve güneş bahar geliyor diyecek kadar ısıtıyordu, kaldı ki, güneş yeşillerin içinden sert kayaya kadar tırmandığımız tepenin son adımlarında alnımızda biriken ter damlalarıyla hakkını veriyordu.
Tepeye çıktığımızda yükseklik 1000 metre civarındaydı. Karşı tepelerin üstünde bulut sis tabakası şeklinde uzanmıştı ve onların da üstünden doğaya bakmak yükseklik hissinin keyfini yaşattı.
Nefesimiz düzelene kadar tepelerin seyrine daldık, sonra da ne kadar çok acıktığımızı fark edip, Mehmet?in bizim için yaktığı ateş başına geçtik, çubuklara takılan sucukları közlemek üzere?. Yemek faslı arkasında Mehmet termosundan çay da ikram etti.
Yürüyüş vakti geldi dedik ve kalktık, tepeden inmesi de çıkmak kadar zorlayıcıydı. Benim için inmesi daha keyiflidir, çıkarken olduğu gibi nefesim kesilmez.
Orman içinden başlayan yürüyüşümüz asfalttan Geyve Doğantepe Köyüne kadar devam etti. Evet hava güzeldi, çamurlu ve çok zorlayan bir parkur değildi ama mesafe de az değildi, 10 km yi çoktan aşmıştık artık köyün görünmesini istiyorduk.
Köye varıp araca yerleşmeden önce, köy kahvesinde çay molası verdik. Kahveyi işleten kişi, gruptaki bayanları kahvenin yanındaki evine davet etti, eşi, kız kardeşi ve evdeki kadınlar tarafından kapıda karşılanıp, konuk olduk, ikramlarını ne kadar zahmet etmeyin, lütfen oturun dediysek de durduramadık ve pastaların böreklerin tadına keyifle baktık. Bu da gezinin bonusu oldu.
Yürüyüş boyunca herkesin birbirini uzun zamandır tanıyormuşçasına sıcaklığı, sohbeti, Çiğdem?in yol boyu ?Burnunuzdan nefes alın, içinize çekin, yoga öyle der.? telkini ile Mehmet?in zor hamleler üzerine ?Seninle iftihar ediyorum? motivasyonları neşeyi ikiye katladı. Ağrı ve Kaçkar tırmanışları yapmış liderimiz Yılmaz da gruba tam bir güven veriyordu. Öyle ki dönüşte bir sonra ki gezi üzerine konuşmaya, sorup soruşturmaya başlamıştık bile?
|