YENİPAZAR KANYONU FAALİYET KEŞFİ
2 MART 2008 Pazar sabahı TEM yolu Kurtköy mevkii Opet'de
buluştuk gurup arkadaşlarıyla. Önce ben vardım Opet'e. Ardımdan
Hasan, Ali ve Ayşe geldiler araçlarıyla. Son olarak ta Yılmaz, Funda,
Volkan ve Vildan. Gideceğimiz güzergâh hakkında ve kanyon hakkında
yaptığım ön araştırmaları aktardım. Çay, çorba derken 15 dakika
içinde bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmur eşliğinde yola
koyulduk.
Ben ve Volkan benim araçta, Yılmaz, Funda ve Vildan bir
araçta, Hasan, Ali ve Ayşe bir araçta ilk hedefimiz olan Adapazarı
Taraklı ilçesine doğru yola koyulduk. Adapazarı otoban gişelerinden
çıkıp Bilecik istikametine doğru yöneldik. Yaklaşık 10 km. sonra yine
bir petrol istasyonunda durup Hasanın aracını bu istasyona bırakıp
iki araç olarak Taraklıya doğru tekrar yola koyulduk.
Yağmur halen
delirmişçesine yağmaya devam ediyordu. Bu denli hızla yağan bir
yağmurda ne kadar keşif yapılabilir, yapılan keşif ne kadar yararlı
olur araçta tartışırken Geyve'yi de geçerek Taraklı ya vardık.
Buradan Gölpazarı istikametine döndük. Gölpazarı yoluna girdikten
sonra yağmur hızını nispeten azaltmasına rağmen özellikle hala bu
bölgede karların erimediği göze çarpmaktaydı. Yağmur o kadar şiddetli
yağmıştı ki azalması hatta bir ara durmasına rağmen tepelerden akan
sular küçükte olsa sel şeklinde yolu aşarak aşağılara akmaktaydı.
Taraklıdan Gölpazarı yönü oldukça keyifli orman yoluyla bağlanıyor.
Uzunca bir müddet orman içinde virajlı bir yolun ardından Dereli,
Çiftlik ve Arıcaklar köyünden sonra Gölpazarı ilçesine ulaşılıyor.
Gölpazarı oldukça sakin bir Anadolu kasabası. Helede günlerden Pazar
olunca iyiden iyiye terkedilmiş izlenimi uyanıyor insanda.
Gölpazarı'nın merkezine girildikten sonra kasaba meydanından sola
Yenipazar ilçesine dönüyor yol. Buradan sonra oldukça düz, fazlaca
virajı olmayan sakın bir yoldan Gökçeler, Türkmen, Kümbet ve Esenköy
köylerini takip ederek Yenipazar ilçesine vardık. Aslında açık
yağmursuz bir hava olsaydı Taraklıdan Yenipazar'a dağ köylerinden çok
daha kısa orman içi bir yoldan ulaşmakta mümkünmüş.
Nerden mi
biliyoruz; dönüşte o yolu kullandık.
Yenipazar'a vardığımızda saatlerimiz 13.30 olmuştu. Kasaba
meydanındaki kahvede çay içip, acaba fikir alabileceğimiz birilerini
bulabilir miyiz derken Anadolu insanının ne kadar konuk sever, ne
kadar candan olduğunu bir kez daha anlıyoruz. İlk sohbetlerin
ardından belediye zabıta memuru Nihat Kamacı, Yenipazar'ın mahalle
muhtarlarından İsmail Özcan ve belediye memurlarından Turhan Güven
bizlere yörenin gönüllü rehberleri olarak kanyon keşfimizde eşlik
etmeyi kabul ettiler. Sağ olsunlar bütün gün bizlere kanyon hakkında
bilgiler geçtiler. Kendileri de amatörce bu kanyona daha önce hem
Yenipazar tarafından hem de Harmanköy tarafından girmeyi denemişler.
Ama kanyonun öyle bir noktası varmış ki içerde, işte o noktayı
aşamamışlar. Bu kanyonu daha önce geçen guruplar olduğunun bilgisini
alıyoruz. Ama kanyon içiyle ilgili ne bir görüntü ne bir rapor nede
bir videoya ulaşabildik. Bizim amacımız, bu kanyonu yaz aylarında
geçerek içeriden ve dışarıdan görüntüleyip, ölçülendirmek. Kanyon
Yenipazarlıların Gedikkaya dediği noktada başlıyor. Gedikkaya kasaba
merkezine 7 km. uzaklıkta. Oldukça düz ve bir o kadar da temiz bir
yolla ulaşılıyor. Araçlarımızı kanyon girişini karşıdan gören bir
noktaya bırakıp dere içinden çamurlara bata çıka 15 dakika bir
yürüyüş yapıyoruz. Bu bana Valla kanyonuna girdiğimiz Kanlıçay
girişinde ki yürüyüşümüzü hatırlatıyor. Zaten ulaşım ve giriş
görüntüsü aynı Valla kanyonunu hatırlatıyor Yılmaz'la bana. Nihat'ın
tavsiyesine uyarak Gedikkaya'nın üzerine tırmanmaya başlıyoruz.
Kayalık zemin çok kaygan, düşmemek için oldukça yoğun çaba
harcıyoruz. Çok dik ve sarp bir tırmanış bu. İlk mola yerimize
vardığımızda kanyon duvarının zirveyle kesiştiği noktaya varmış
oluyoruz. Duvar kenarından aşağıya baktığım da kanyon tabanını
göremiyorum.
Aşağıdan gelen suyun sesi ise tırmanırken harcadığımız
enerjiye nispetle, sanki enerjisi hiç bitmeyecekmiş gibi haşırdayarak
akıyordu. Rehberimiz Nihat ve İsmail biraz daha ilerlersek kanyonun
tabanını çok daha iyi bir noktadan görebileceğimizi söyledi bize.
Ayrıca çokta büyük bir mağara var dediler. Maden keşifteyiz,
ilerliyoruz o zaman. Tırmanmaya devam ederek daha yükselerek
dediklere yere varıyoruz. Bu nokta da yükseklik kanyon tabanından 670
metreyi buluyordu. Kanyona da iyice hakim bir noktadaydık. Karşı
duvarlara baktığımızda, asıl amacımızın dışında yani kanyon keşfi
dışında mağara faaliyetleri içinde mükemmel bir parkur olduğunu fark
ediyoruz. Demek ki Haziran ayında kanyon için geldiğimizde kanyonun
içlerinde ve yükseklerde mağarada arayıp araştıracağız.
Yenipazar'lı
dostumuz Nihat'tan öğrendiğimize göre kanyonun Harmanköy çıkışı
Yenipazar da ki girişinden çok daha kolay bir etap olduğu için keşfin
Harmanköy kısmını yapmadan kasaba merkezine geri dönüyoruz.
Yine öğle vaktinde ayrıldığımız kahveye yeni bir parkur
çıkarmanın ve yeni dostluklar kazanmanın heyecanıyla dönüyoruz.
Burada çaylarımızı içerken yanımıza Yenipazar'ın Sesi adındaki yöre
gazetesinden bir arkadaş yaptığımız iş hakkında birkaç kelimelik bir
röportaj yapıp, fotoğraflarımızı aldı. Dönüş vakti gelmişti.
Taraklıdan yani pazara gelirken kullanmayı düşündüğümüz dağ yolunu
artık öğrenmiştik. Ve tavsiye üzerine Selim, Katran, Yukarıboğaz,
Kilciler, Narzanlı ve Karacalar köyünü takip ederek Hasan'ın aracını
bıraktığımız petrole kadar ekip olarak döndük. Şimdilik kanyon
hakkında anlatabileceklerimiz bu kadar. Ayrıntılı bilgi, fotoğraf ve
video görüntülerini haziran ayındaki faaliyetten sonra
okuyabilirsiniz.
E. Bahadır SEYREKOĞLU
|