|
20-08-2005 Sarıkaya Mağarası Düzce Yazan Çizen Bahadır - Öykü , Resimler Yurdu-Fatma-Orkun
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
Trekist Doğa Etkinlikleri Gurubu olarak yapmakta olduğumuz aktivitelerin tamamında aslolan doğaya saygı,dağal yaşamı koruma,dağa ile iç içe yaşamdır.bu işe gönül vermiş ve bu işi esas saymış gurup üyelerimizle birlikte 20/ağustos/2005 tarihinde düzce’ye bağlı yığılca beldesi sarıkaya köyüne düzenlediğimiz mağara inişi hem doğa sporu sevenler hemde bu işe yeni başlayanlar açısından çok faydalı bir aktivite oldu.gurup üyelerimiz cumartesi sabahı taksim akm önünde ilk gurup olarak araca bindiler.daha sonra yıldız, kadıköy haldun taner önü ,e5 göztepe, bostancı, maltepe, kartal güzergahından katılımcıları alarak yola çıktık.ilk mola yerimiz olan izmit otobandaki dinlenme tesislerinde gurbumuzun diğer üyesi ibrahim abimiz ile buluştuk.araç içindeki sıkışıklığı biraz olsun bertaraf edebilmek için serap,behiye ve ben(bahadır) daha konforlu bir ulaşım için biraz tercih birazda göz açıklığıyla bir çırpıda 4x4 konforuna terfi ettik.artık hedef belliydi.rotamız ilk olarak düzceye ulaşmak ,orada arkadaşımız yurdu ile buluşmaktı.düzceye off road ekibi olarak ilk biz vardık.sabah çorbalarımızı çaylarımızı içtikden sonra ihtiyaçlarımızı aldık.arkadaki gurup yurduyu almak için düzce şehir merkezine uğradığı için yol tarifini alıp yola koyulduk.tabiatın nakış nakış , oya oya işlediği eşsiz bir manzara eşliğinde yığılca istikametine yola koyulduk.bir sonraki yapacağımız aktivite için yer keşifleri yaparak yığılca beldesine ulaştık.burada bizi ekibizin diğer aracı yakaladı ve bu aktivitede bize esas rehberliği yapacak olan yeni dostumuz özgür önderliğinde sarıkaya köyü yeni ve nihayi hedefimiz olarak belirledik. gideceğimiz mağara sarıkaya köy merkezine 1 km. uzaklıkta 1300 rakımlı . bir dere yatağının içinde.mağara ağızı çok korunaklı ve bitki örtüsü tarafından kamufle edilmiş , korku filmleri dekorunu andıran bir atmosfere sahip.dere yatağı içinden yürüyerek ulaşılabilindiği gibi mağara istünden ip atarak aşağıya sarkılabiliyor.ekibimiz içinde profosyonel dağcı olarak bizim emniyetimizi ve güvenliğimiz sağlıyan arkadaşımız orkun ve düzce’li kurtarma ekibinden özgür mağaraya girecek ekibe kısa bir brifing verdi.bu arada kamp kurma işleri başlamış ve çadırların kurulması tamamlanmıştı.iple sarkma tekniği konusunda orkunun ve özgürün bilgileri hepimizi etkiledi.daha önce iple iniş gerçekleştirmemiş olan behiye ve ben çok heyecanlıydık.girişin 40 metre üstünde kurulan iniş istasyonundaki hazırlıklar tamalandıktan sonra 6 kişilik mağara ekibi (yılmaz, ibrahim,behiye,orkun,özgür ve ben) sırayla inişe geçtik.iniş tamamlandıktan sonra iplerimizi topladık techizat kontrollerimizi yaptık ve asıl amacımız olan mağaranın girişine geldik. daha önce aldığımız bilgilere göre magaranın ölçülen uzunlugu 700 kusur metre., tavan yüksekliği 10 ila 40 mt arasında değişiyor. giriş salonunun genişliğide hemen hemen 80 mt varıyor. bu dev magara içinde traverten, derenın olusturdugu kanyon sarkıt ve dıkitler barındırıyor. ışıgınızın el verdiği ölçüde bu dünyayı seyredebiliyorsunuz. insanda bilinmezliğin korkusu ve adrenaline duyulan heyecan aynı anda beliriveriyor.hayatı boyunca gözünün gördüğü hiç bir şeyden korkmayan ben ayklarımın sanki yerden kesilircesine kendimi bir boşlukda hissettim.karanlık ,boşluğun uğultusu , bilinmezliğin verdiği heyecan . ekip artık hazırdı ve mağara girişinden içeri uzay boşluğuna dalar gibi girdi.burası büyük salon. korkunç bir siyahlık.kafa lambalarımız dan çıkan ışığı yutan bir karanlık . ortamı bozan tek şey , içeride hemen girişte cılızda olsa aşağıya dökülen derenin oluşturduğu çağlayanın sesi. .içerideki nem ve havanın basıklığı ekibin birbirinden kopmadan ilerlemesine neden oluyor. ortalama olarak 30 metrelik bir ilerlemnin ardından ilk inişimizi gerçekleştiriyoruz. ipsiz olarak kayalardan tutunarak düşmeden , kaygan ,ıslak ,keskin ve soğuk kayalardan şağıya 15 metrelik dikey bir iniş yaptık.bu noktadan sonra teknik ekipman olmadan inişimizin mümkün olmadığı noktadaydık artık.devreye orkun ve özgürün profesyonel desteğini almanın zamanı gelmişti artık ters l şeklindeki damlataşa perlon ve ip bağlandı. gerekli hazırlıklar yapıldı ve artık mağara içinde ki ilk ipli inişi gerçekleştirme vakti geldi.60 metrelik ipimizi aşağı saldığımızda her hangi bir yere değip değmediği konusunda orada bulunan 6 kişinin herhangi bir fikri yoktu.ilk önce özgür ingi.aşağıda 25 metre de ip ufak bir düzlüğe değmiş peşinden ben indim.özgürle beraber ipin kalan kısmını yine boşluğa bıraktığızda ip son noktasını yere değdirmişti.3. olarak yanımıza behiye ardından yılmaz ,ibrahim abi ve son olarak orkun. indi. ibrahim abi inerken bi yandanda söyeniyordu. hayırdır abi dediğimizde ya sormayın cocuklar , geçen york shıre’ dan (abimin memleketi olur) aldıgı kask ve fener kafasında durmamış :) daha sonra kılavuz ipi açarak bir müddet ipsiz inişe devam ettik. bu arada ben karanlıktanmı olsa gerek yoksa halisülasyonlarmı gördüm hatırlamıyorum 1 saat boyunca bögürüp ulumuşum :) yukarı çıktığımızda arkadaşlar söylediler ben farkında değilim. 2.ci salona vardık. tekrar ip kullanmak gerekiyordu. yenilenen teknik hazırlıklar ve tekrar iniş..yapıldı. son inişi özgür tek başına yaptı . ancak yukarıya verdiğimiz süre dolmuştu. 8.30 a kadar cıkmamız gerekiyordu . o nedenle sıra geri dönüşe geldi.harcadığımız eforun enerjinin daha fazlasını çıkmada kullandık. ilk çıkışı yılmaz tarzan usulu yapınca . orkun herzamanki gibi söylenmeye başladı. ardından orkun cumali (cumara taktığımız isim) yardımı ile yukarı cıktı. ardından da ben. bu cumali ile ilk tanışmamdı.birbirimizi pek sevdik. kalanları vakit kaybetmemek için kolonlarına sabit düğüm , makara ve cumali yardımı ile yukarı çektik. yalnız sıra ibrahim abiye geldiğinde yılmazla yukarı bi türlü çekemedik. asıl babam asıl nafile. aniden ip boşalınca beraber çamurlu suya kapaklandık. ucurumun kenarındayız topu topu 30 cm kare bır alanda 2 kısı ip çekiyoruz . korkalımmı gülelimmi karar veremedik. megerse ibrahim yukarı cekmemize yardımcı olmak için ipe asılıyormuş , ipi bırakınca kapaklanmışız. sağlam ve tek parça olarak bütün ekip .saat 15,30 girdiğimiz maradan 8:15 te cıktık. gün ışığını gördüğümde hiç bukadar sevineceğim aklıma gelmezdi.artık dışarıda gün ışığındaydık.toparlanıp kamp yerimize geldiğimizde saat 20,30 olmuştu . akşam yemeklerimizi yedik.biz gelmeden yanan kamp ateşimiz günün kritiğini yapmak için toplanmış arkadaşlarımızla çevrelendi.herkesde bir heyecan pür dikkat anlatılanları dinlemede.keşke keşke bizde girseydik yakarışları.ertesi gün mağara girişine yapılacak ufak çaplı bir gezi için söz alıyorlar bizden.artık gün batmış yemekler yenmiş çaylar içilmiş günün rehaveti ve yorgunluğu üzerimize çokmüş iken ay gök yüzünden davetkar gülümsemesini gösteriyor.sürekli harekete alışmış gurubumuz bu davete uyuyor ve gece yürüyüşü yapma kararı alıyor.gurup başkanımız yılmazın liderliğinde ibrahim abimiz ,serap,dilek,fatma,hatice ,yurdu,aysel,hüsniye ve gurubuzun gelceği kardeşlerimiz junıorist ler berke , öykü ve adamım eray trekıng yapmaya başladık . hiç bir ek aydınlatmaya ihitiyaç duymadan ay ışığında 3-4 km. lik bir yürüyüş yaptık. ekip uyumumuz burada kendini gösterdi .geri döndüğümüzde küçük kardeşlerimizin yüzündeki gülümseme görmeye değer birer anı olarak hafızalarımıza kazınmıştı.saat 24,00 olduğunda artık herkes yatmaya başladı.çünkü sabah mağara gezisi vardı.ekip yattığında enson ibrahim abi ile ben kalmıştık ateşin başında.artık bizimde yatma zamanımız gelmişti.02,30 civarında bizde çadırlarımıza girdik ama ay işiının davetkar çağrısı hala cadırın içine girmeye çalışıyordu. sabah 06,30 da kalktığımda sadece behiye ayaktaydı. akşamdan kalan kamp ateşimizin kalan közlerinden ateşi tekrar canlandırdık ve çay suyumuzu kaynattık.herkes yavaşdan uyanmya başlamıştı.kahvaltılar yapıldı.dünden kalan adrenalin tutkumuzun hızıyla tekrardan iniş istasyonu kuruldu.iple iniş deneyimi yaşamak isteyen gurup arkadaşlarımız sırayla orkun ve özgürün gözetiminde iniş yaptılar.dolayısıyla bizde bu işten nasibimiz almış olduk.inişlerin ardında guruptan ibrahim abi , serap ve yurdu erken ayrılmak durumunda kaldılar.gelirken bizim yaşadığımız 4x4 keyfini bu sefe yurdu yaşıyordu. gurup üyelerini mağaranin giriş kısmında ufak bir keşif yaptırdıktan sonra saatler artık 14,00 olmuştu.geri dönüş vaktimiz yavaştan yaklaşmaktaydı. çadırlarımızı toplayıp öğle yemeklerimiz yedik. çantaları araca yerleştirip yerlerimiz aldık.nihayet dönüş yoluna çıktık.düzce şehir merkezinde içilen çayların ardından özgürle vedalaşıp istanbul yoluna koyulduk.aynı gün içindeki istanbul park da yapılan f1 yarışın tarfiği halen sürmekteydi.guruptan ayrılan ilk yolcu bendim.herkesle vedalaşıp bir sonraki aktivitede buluşmak dileği ile ayrıldım. her zamanki yaptığımız gibi haftanın elemanı olarak bütün junıorist leri seçiyoruz(berke, öykü ve eray)haftanın erkeği aramıza yeni katılan dostumuz özgür , haftanın kadını ise gösterdiği cesaret ve kadınların mağara ekibindeki tek temsilcisi behiyeyi seçiyoruz. dostça ve doğayla kalın. hoçakalın.
Emin Bahadır Seyrekoğlu
|