|
10/03/2007 Pamukkale Yazan Çizen sitede yayımlayan Hasan Çalışkan , Foto Hüsniye Mıhçı
|
|
|
|
|
|
|
|
|
PAMUKKALE Bizler 8 arkadaş orta yaş hareketli grubumuzla yolculuğumuz başladık. Restaurant vagonunun yoğun sigara dumanı ve gürültüsünün altında arkadaşlarla sohbet etmeye çalıştık. Belli bir saatten sonra vagonun disco haline gelmesini bekledik ama olmadı. Kompartmanlarımıza çekildik . Aksak ritimli ray senfoni eşliğinde , yarı uyur göz kapaklarımızı sabahın ilk saatlerinde trenin yavaşlamasıyla Denizli'ye 25dk. Mesafedeki Goncanlı istasyonun da kondüktör düdüğü ile gözlerimizi açtık. Ters yüz olan trenimizden hava almak için dışarı çıktık. 30 dk. Etrafı seyredip sonunda Denizli istasyonuna indik ve aracımızla otelinin yolunu tuttuk.Bu işi hatır için yapıyormuş edasında olan şöförümüzün oteli biraz zorlanarak bulmasından sonra odalarımıza yerleştik. Yol yorgunluğu ile masaj randevuları ard arda sıralandı. Tekrar aracımızla otelden ayrılıp Pamukkale Travertenlerinin neden korunmadığını konuşurken! Travertenlerin yalın ayak yürüme yolunda bulduk kendimizi... ıslanan paçalar... patlayan flaşlar eşliğinde eşsiz manzarayı grubtaki herkes resimledi. Mehmet Bey'in eski dostu Müze müdürü Haşim Bey'in nezaretindeki müze ziyaretlerimizi takiben; sütunlu yol, antik tiyatro bölgerinide içine alan gezimiz Roma mezarlığında Haşim Bey'in bizzat kendisinin yönettiği kazı çalışmalarında yakından görme fırsatı bulduk. Yılmaz Bey'in de tabiri ile tam bir Tarih Resitaliydi. Tarih fışkıran bu toprakların üzerinde yaşarken tarih bilgilerimizin eksiliğini gözgöze geldiğimizde hepimizin yüzünden okunuyodu. Gezimizi sona erdirirken gökyüzünde ki yamaç parüşütlerinin süzülüşü hepimizi büyüledi. Müze Müdürü Haşim Bey ile tanışmanın mutluluğu yüzümüzden okunurken vedalaşıp ayrıldık. Kızılsu mevkiinde soluklandık, çardak da oturup serpme kıymalı , otlu peynirli gözleme ile yayık ayranın lezzetine cümbüşlü darbukalı müzik eşliğinde doyduk. Buradan ayrılıp yürüme mesafesindeki otelimize doğru yola koyulduk. Odasından mayosunu , bornozunu alan kendini şifalı termal havuzda buldu. Masajdan sonra kil maskeli bornozlu dolaşanları el yardım ile tanımaya çalışırken otele sağlık amaçla gelmiş çoğunluğu bayan sadece bornozluyken sevimli gözüken otel müşterilerinin bakışları altında jakuzinin boşalmasını beklerken masaj randevusu olan görevlinin bana yüksek sesle ''Beyefendi bayan masöz çok yoğun isterseniz erkek masör boş'' demesi ve tüm gözlerin bana dönüp ne cevap vereceğimi beklemesi üzerine '' çocuklara refakat ediyorum'' deyip randevuyu iptal etmem yankılandı. Tam havuz boşaldı bizbize kaldık derken ; İzmirli gençler havzuzu doldurdu. Bu arada masaj sıralamasındaki yoğunluktan olsa gerek bayan masöz yerine bay masöre masaj yaptırması Yılmaz'da akşam yemeği sonrasına uzayan travmaya sebep oldu. Saat 21:00 ' de odasına kapandı. Yılmaz'ın kil maskeli görüntüleri otel güvenlik kameralarından tespit edilince sizlerle paylaşacağımdan emin olabilirsiniz. Grubun diğer üyeleri akşam yemeği sonrası yetenekli müzik grubu eşliğinde her telden çalan söyleyen orkestra ile saatlerce dans edip eğlendiler. Dinamik, neşeli örnek çiftimiz Mehmet Bey ve Gülay Hanımın danslarını hayranlıkla izledik. İkizlerin annesi Belen ; masajın ve yemeğin rehaveti ile çocukların uykusu geldi bahanesini kullanarak odasına çekildi. Yakışıklı solist masamızda oturan Nursen arkadaşımıza ithaf edercesine okuduğu dokunaklı parçalar ahenkli bir dans ile bizim yoğun alkışlarımız arasında devam etti. Dansözün yapay dansı İzmirli çıtır grubun müdahelesiyle sona erdi. Müzik sona ermişti ancak otel lobisinde Suna, Sevcan ,Funda ve arkadaşları dans figürleri ile geceyi sona erdirdiler. Pazar sabahı kahvaltıdan sonra bahçede çimler üzerinde yalın ayak masada oturup kahveler yudumlanırken gecenin kritiği yapıldı. Otelden eşyalarımızı toplayıp tekrar pamukkale'ye çıktık .Termal açık havuzda suyun kaynadığı sütunlu yolun içinde bulunmak oldukça etkiliyici ve keyifliydi. Vıp muamele ile Mehmet Bey'in arkadaşı Ali Bey'e teşekkürlerimizi sunarak buradan ayrıldık. İstasyonun yakınlarında alışveriş , yemek ve küçük şehir turundan sonra trenimiz 17:05 de Denizli'den hareket etti. Tam Arsel'den çok lezzetli bir dürüm yediğini dinlerken Goncalı istasyonunda çöp şişe ''hayır'' diyemem diye düşündük ki hepimiz seyyar çöp şiş satanlara göz diktik. Dönüş trenindeki restaurant vagonuna hepimiz doluştuk. Sohbet , Türkkahvesi keyfi Hüsniye'nin fal ısrarları beni falcılara taş çıkarttırmaya itti. Geç saatlere kadar sohbet ettik. Afyon daki istasyon büfesinden sucuk-ekmek yemek ayrı bir lezzetti. Bu geziyi düzenleyen arkadaşımız Yılmaz Bey'e çok teşekkür ederiz. Mehmet Bey ' e Pamukkale tesis sorumlusu Ali Bey'e Müze Müdürü Haşim Bey'e ve Behiye arkadaşımıza ayrıca Teşekkürlerimizi iletiyoruz. Hasan Çalışkan
|