HORMA KANYONU TEKNİK RAPORU
Tarih :06-08-2008
Aktiviteye Katılanlar : Bahadır Seyrekoğlu - Yılmaz Ece- İbrahim Demırkıran -Erdal Bayraktar -Volkan Eskicioğlu - Murat Koparır -Hasan Geçkin -Soner Geçkin - Hakan Çimen
KULLANILAN ORTAK MALZEME LİSTESİ KİŞİSEL MALZEME LİSTESİ
2 AD. JUMAR NEOBREN KIYAFET
2 AD. MAKARA CAN YELEĞİ
2 AD. SKY HOOK EMNİYET KOLONU
1 AD. ÇEKİÇ KARABİNA
1 AD. BOLD DRİVER EXPRES
8 AD. 10'LUK BOLT SEKİZLİ
1 AD. 9,5 mm*60 mt statik ip DRYBAG CANTA
1 ad. 9,5 mm*30 mt statik ip KASK
20 mt PERLON UYKU TULUMU
20 mt PURSİK İPİ MAT
1 AD. DRYBAG İP CANTASI YETERLİ YİYECEK
2 AD. TENCERE
1 AD. EL GPS
1 AD. LAZERLİ UZAKLIK ÖLCER
ULAŞIM
İstanbul'dan TEM otoyolunu takip ederek GEREDE gişelerinden çıkacaksınız.Daha sonra sırasıyla KARABÜK,SAFRANBOLU,EFLANİ'yi geçerek PINARBAŞI ilcesine ulaşıyorsunuz.
PINARBAŞI kanyona girmeden önce ihtiyaç giderebileceğiniz son yerleşim bölgesi burada hem ihtiyaçlarınızı gideriyor, hem de kaymakamlık ve jandarmadan gerekli bilgi ve izinleri alıyorsunuz.
Daha sonra anayolu takip ederek yaklaşık 1,5km devam ediyorsunuz, burada yol çatallaşıyor, sağdan devam ederek köy hizmetleri binasını geçtikten sonra beton köprüye ulaşıyorsunuz.
Kanyonun başlangıcına ulaşmış oluyorsunuz.
BAŞLANGIÇ RAKIM(yükseklik) 640 mt
BAŞLANGIÇ KOORDİNATLARI 41 38 1.06 N 33 8 33.91 E
MESAFE 3.250 MT
KANYON ÇIKIŞ RAKIM(yükseklik) 440mt
KANYON ÇIKIŞ KOORDİNATLARI
Kanyondan çıktıktan sonra tesislere kadar 1km yürüyorsunuz.
KANYON İÇİNDE 7 İP İNİŞİ YAPILIYOR
1.İP İNİŞİ 5.15MT SUYA
2.İP İNİŞİ 8 MT SUYA
3.İP İNİŞİ 7.5 MT SUYA
4.İP İNİŞİ 10.48 MT SUYA VE 2.5O YATAY MAKARALI GEÇİŞ
5.İP İNİŞİ 9.86 MT SUYA
6.İP İNİŞİ 21.70 MT SUYA
7. İP İNİŞİ 15.67 MT SUYA
Tüm ip inişleri derin suya yapılmaktadır. İndikten sonra yüzerek sığ tarafa geçilmektedir.
İp iniş mesafeleri ve iniş konumları kanyon haritasında belirtilmiştir.
Kanyonun krokisi ektedir.
Kanyonun gerçek harita ve koordinatları için TREKİST KAD a müracaat ederek alabilirsiniz.
ERDAL BAYRAKTAR
HARİTA MÜHENDİSİ

HORMA KANYONU GEÇİŞ FAALİYETİ İZLENİMLERİ
İstanbul'dan üç araçla yola çıktık,bizim araçta ben (ERDAL),İBRAHİM,BAHADIR VE MURAT ,İkinci araçta YILMAZ,VOLKAN ,HAKAN,üçüncü araçta HASAN GEÇKİN ve oğlu SONER bulunuyordu.
Yol güzergahımız üzerinde BERCESDE' de buluşmak üzere yola cıktık.BERCEST 'ye beş yüz metre kala benim araç arıza yapınca İBRAHİM le birlikte aracı tamir ettirmek için kalarak, diğer arkadaşları yolcu ettik.Biz ancak ertesi gün öğle gibi aracı tamir ettirerek yolumuza devam ettik.
Kampa vardığımızda saat dörde geliyordu, arkadaşlar kampı kurmuş gelirken jandarma ve kaymakamlığa uğrayarak gerekli bilgi alış verişinde bulunmuşlardı.Ekip üyelerinden HASAN GEÇKİN bu kanyonu geçen ekipten(BAKIRKÖY BELD.DAĞ.EK) bir arkadaşın telefonunu kaymakamın vermesi sonucu iletişim kurarak kanyon hakkında bilgi almıştı.
Akşam yemek hazırlıkları yapılırken kanyon girişindeki gezimiz sırasında YORGO' nun kayıp değirmenini bulduk,bunu ayrı bir öykü olarak sizlere anlattık.
Sabah 9.30 da tüm hazırlıklarımızı bitirerek kanyona doğru yürüyüşümüze başlamıştık. Ben kanyonun uydu görüntülerini ve topografik haritasını çıkararak yanıma almıştım.Ayrıca gps e koordinatları girmiştim.Yanımıza aldığımız lazerli uzaklık ölçer ile hem inişleri hem de mesafeleri kaydedecektik.
Kanyonun girişi irili ufaklı taşlar dolu, debisi az olan bir su akıyordu.Yaklaşık 67m sonra değirmen kalıntılarını sağımızda bırakarak kanyonun içlerine doğru ilerlemeye başlamıştık.Sağ ve sol yanımızdaki duvarlar yavaş yavaş yükselirken,bu kaya duvarlarından kopup düşen kaya parçaları bazen suyun akış yönünü değiştirmiş, bazen de tamamen kapatarak küçük göletler oluşturmuştu.
Oluşan bu göletlerden sular taşarak bazen küçük,bazen de büyük şelaleler meydana getirmişti. Yaklaşık 200mt ye geldiğimizde suyun oluşturduğu şelale 5.45mt ye ulaştığında ilk ip inişimizi gerçekleştirdik.Artık yavaş yavaş kanyon sert, hırcın,soğuk ve bir o kadar da güzel yüzünü göstermeye başlamıştı.
400mt civarlarında ikinci şelaleyle karşılaştık, burası 8mt yüksekliğinde bir gölete iniyordu, sırayla ipten inip caretta kaplumbağalarının denize koşması gibi bizde sığ sulara doğru yüzmeye başlıyorduk.Zira su kapalı koridorlarda oldukça soğuktu.
Üçüncü ip inişini yapmadan önce güneş gören güzel bir gölette çocukluğumuzu hatırlayarak oldukça eğlendik.(Kayalardan atlama, elele atlama,sırt üstü,kelebek yüzme v.s)Çocukluğumuzu burada bırakarak keyifle kanyonun ortalarına doğru ilerlemeye başladık.Fazla ilerlemeden 7,5 mt lik üçüncü inişimizi gerçekleştirdik.
Bu noktaya kadar ciddi bir problemle karşılaşmamamız, bizden önce burayı geçmeye kalkan arkadaşların nerde takıldıkları sorusunu birbirimize sormaya itti.Kanyonun derinliklerine doğru ilerlerken insanın enerjisi azalarak, psikolojisi etkilenmeye başlıyordu.
Doğa sporlarında en önemli unsur panik yapmamak, acele etmemek,hata yapmamaktı, zira doğa hiçbir hatayı affetmezdi.
Bu düşünceler içerisinde irili ufaklı kayalardan kah çıkıyor, kah iniyor bazen de popomuz üzerinde kayıyorduk,derken geldiğimiz noktada ilk ciddi problemle karşılaştık.
Burası oldukça zordu, direk suya iniş yapma şansımız yoktu,suya inebilmemiz için sağ tarafa geçmek gerekiyordu,ama iki kaya arsındaki iki metrelik açıklık burayı geçmemize engel oluyordu.Buradan makara sistemi kurarak sırayla çantalarımızı ve ekibi karşıya geçirdik.
Burada ilk defa daha önce gecen Bakırköy ekibinin emniyet aldığı perlonu bulduk ve aynı noktadan emniyet alarak 10.48 mt lik ip inişimizi gerçekleştirdik.Kanyon artık şaka yapmıyordu , gittikçe sertleşiyor,hırçınlaşıyor geçmemizi zorlaştırıyordu.
Ama biz ekip olarak bunlara hazırdık yolun üçte ikisini geride bıraktığımız anda karşımıza çıkan dibi görünmeyen şelalede saatler 7yi gösteriyordu. Burası gerçekten çetin bir inişti. Yaklaşık 21.40 lık bir düşüşle suya inilip karanlık koridorlarda kaybolarak sığ sulara aydınlığa ulaşıyorduk.
Ekipten HASAN VE İBRAHİM önden giderek çıkışa yaklaşıp yaklaşmadığımızı öğrenmeye çalışmışlardı.En son iniş yapan Volkan ve Bahadır'ın inişte ufak bir aksilik yaşamaları bize zaman kaybettirdi. İncelediğim haritalarda çıkışa çok yaklaştığımızı gösteriyordu,ama hava artık tamamen kararmak üzereydi. Ekip bir araya gelerek durum değerlendirmesi yaptık. Hasan abi eşyalarının ıslanmasından dolayı kanyondan çıkmak istiyordu.
Bu saatten sonra kanyondan çıkmamızın risk olduğunu biliyorduk, HASAN abiyi ikna etmek YILMAZ' a kalmıştı.Neyse ki ormana doğru HASAN ve YILMAZ' ın yürüyüşü sonucunda HASAN abide kamp yapmayı kabul etmişti( YILMAZ HASAN abiyi nasıl ikna etti,ormanda yürürken neler oldu,bunlar hep sır olarak kaldı)
Çok üşüdüğümüz için hemen kamp ateşini yakarak kuru giysilerimizi giydik ve kimin çantasında ne yiyecek varsa ortaya toplayarak bir güzel afiyetle yedik.
Giysileri ıslanan HASAN abi bütün gece kıyafet kuruttu. Bu yüzden İbrahim ona son ütücü adını takarak espri yapmaya başlamıştı. Neyse ki fazla kuru giysilerimizi Hasan ve Soner'e vererek bu krizi ucuz atlatmıştık.
Nöbetçi eczacı Yılmaz dükkanı aç arak gerekli ilaç ve vitamin takviyesi için ekibe ilaç dağıttı.Bu arada okunan yatsı ezanını duymamız çıkışa çok yakın olduğumuzu anlamamıza sebep oldu.Ekip o kadar yorgundu ki yatan uyuyakaldı, ben hariç bütün gece uyuyamadım(İbrahim'in horlamasından olabilir)
Sabah sekizde kalkarak zeytin,e kmek ve çaydan oluşan mükemmel(!) bir kahvaltı yaptık.Kısa sürede toparlanıp harekete geçtik.Bu noktada oluşan 15.67 mt lik iniş için BAHADIR ve SONER bolt çakmaya başlamıştı, Murat ve HAKAN ormandan yol olup olmadığını bakmak için gitmişti,daha sonra onlara ben ve İbrahim de katıldık,ama çabamız boşunaydı.Sabahın bu saatinde kimse buz gibi suya girmek istemese de yapacak bir şey yoktu.Bahadır istasyonu kurup emniyet alarak sırayla suya inmeye başladık, suya inenin bağırışları ortalığı çınlatıyordu.Yılmaz'ın Hasan abiye su soğuk mu gibi garip sorusuna su fobisi olan Hasan abinin cevabı(en iyisinin annnsını) hepimizi gülme krizine sokmuştu.
Yaklaşık elli metre yüzme mesafesinden sonra güneş görünmeye başlamıştı ,bazen dar bazen geniş bazen de çanak şeklindeki suları hızla geçerek genişçe bir alana ulaştık.Burası kanyonun sonu olabileceğini düşünerek Yılmaz ve Bahadır sağdan ,ben İbrahim ve Hasan abi soldan giderek araştırmaya başladık ,yüksekçe bir kayanın yamacından geçerek aşağıya baktığımda gördüğüm manzara inanılmazdı.Ben tam ILICA şelalesinin üstünde duruyordum, aşağıda insanlar yüzüyordu ve bitti dedim.
Hasan abi karşıya geçerek orman içindeki patika yolu buldu ,buradan yaklaşık bir kilometre yürüyerek tesislerdeki araçlarımıza ulaştık.
Bu faaliyete katılan arkadaşlarım
Sayın BAHADIR SEYREKOĞLU na
Sayın YILMAZ ECE ye
Sayın İBRAHİM DEMİRKIRAN a
Sayın HASAN GEÇKİN e
Sayın VOLKAN ESKİCİOĞLUna
Sayın MURAT KOPARIR a
Sayın HAKAN CİMEN e
Sayın SONER GEÇKİNe
Trekist kad adına sonsuz teşekkür ederim.
Bu tür faaliyetler bir ekip işidir,bu faaliyetde yer alan bütün arkadaşlar,herkesin yaptığını yapacak cesaret ve yetenektedirler.
Ama herkes her şeyi aynı anda yapamadığından içlerinden birileri bunları yapmış olması diğerlerinin yapamayacağı anlamına gelmez.
Erdal BAYRAKTAR |