|
16-17-09-2006 Balıklı Kamp aktivitesi. Yazan Çizen Yılmaz , Foto Ebru Baraz Hüsniye Mıhçı
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
Merhaba arkadaşlar. Geçtiğimiz hafta sonu keyifli bir kamp aktivitesi gerçekleştirdik. İbrahim Abinin deyişiyle Yayla kurultayı yaptık. 30 kişinin katıldığı kalabalık bir aktivite oldu. C.tesi sabah 07 suları yola çıktık. Hedeflediğimiz gibi Gölyakadaki alışveriş molasından sonra 12:00 suları Balıklı Yaylasına varmıştık. Yurdu ve oğlu berke bize katılamadı. Berkenin midesinde problem olmuş. Sonradan önemli bir şey olmadığını öğrendik. Geçmiş olsun Berke. Balıklı yaylasına çıkınca, dünyanın aslında o kadarda küçük olmadığını anlıyorum. Yayla oldukça geniş bir düzlükten oluşuyor. Bu yaylada uzaktan bakınca her şey ufak tefek görünüyor. Bu nedenle mesafe ölçümleri yanıltıyor. Funda hariç :) . Uzakta görünen çeşmenin kaç mt. uzaklıkta olduğu konusunda; ben celal Orkun Funda Neşe iddaa girdik. En çok ben ve Neşe atmışız . Funda 320 adım dedi ve tam tamına 320 adım geldi. Tebrikler Funda. Kısa bir öğlen atıştırmasından sonra, sonu Pürenli yaylasına varacak olan yürüyüş rotamıza başladık . Orman içi yollardan tahminlerde bulunarak yaylaya çıkış yaptık. 2 sene öncede rastladığımız 2 teyze ile koyu bir sohbet kurduk. Öğrendik ki Düzce ile Bolu arasında mahkemelik olan Pürenli yaylası Bolunun olmuş. Ne diyelim memlekette yayla bol kavgaya ne gerek var. Bizden 1-2 saat sonra kamp yerine Caner, Kubilay ve Serdar vardı. Akşam üstüde Ekibin diğer kalanları katılınca kadromuz tamamlandı. Akşam yemeğinde Celal usta yine hayran bakışlar altında saç ızgarasını çıkartarak ustalığını konuşturdu. Gece yürüyüşü bir grup katıldı , diğer bir grup ateş başında kalmayı tercih etti. Yürüyüşünün önde gidenleri de gençlerdi. Eray , Mustafa Kaan ,Umut ve Roza. Eray ve .Mustafa kaan artık usta birer doğa sporcusu olma yolunda. Umut ve Roza ilke kez kampmıza konuk oldu. Işıksız bir ortamda Samanyolu, yıllarca emek verilerek dokunmuş yıldızlardan bir halı gibi gökyüzünde serilmiş duruyordu. Doya doya seyrettik. Ulu ağaçların karanlıkta kalan gölgeleri kimbilir bizim göremediğimiz kaç hayatı barındırıyor.Uzaktan öten baykuş yabancı misafirleri ağırlıyordu. Bu güzellikle şahit olmayanların doğaya saygılı olmalarını beklemek acaba iyimserlik mi. ? Gece sohbeti ve eğlencesinin ardından çadırlarımıza çekildik. Sabah Mehmetin çığlıkları ile uyandık. Sanırım kabus görürken çadırından fırlamış “koğuş kalk” diye ortalarda dolanıyordu. Kahvaltı faslından sonra Mehmetin önderliğinde kısa bir trekking yapıldıktan sonra nu güzelim ortamdan ayrılıp 21.00 suları İstanbula varmıştık. Ve bir aktiviteyi daha geride anılarla bıraktık. Fotoğraf gönderen Hüsniye ve Ebruya çok teşekkürler. Katılan bütün arkadaşlara ayrıca teşekkürler. Hep birlikte nice aktivitelere. Bu haftanın elemanları bence aramıza yenı katılan İsmail ve arkadaşı idi . (adını hatırlamadım özür). Neredeyse tek başlarına kamp ateşi için gereken odunları taşıdılar .
Yılmaz
|