Trekist Sıra Dışı Etkinlikler Grubu

 

 
4-12-2007 11:28




En Yakın Etkinlik
--------------
Kamp
08-09-2007
Kırca


Hava Durumu

Mail Listesine
Üye ol

 

 

Aktivite Adı Aktivite Yer Tarih Yazan Çizen Foto Clip
Ayvayı yedim Mağara Ayvaini 25.08.2007 Cengiz Behiye
aa

25-26 Agustos 2007
Ayvaini mağara ve kamp aktivite raporu Operasyon kod adı:yarasa mı yaramasa mı?
Arkadaşlar selam,
Yine güzel bir aktiviteyi (ne biri birkaç aktiviteyi birden) tamamladık. Bu kadar aktiviteyi de sadece iki güne sığdırmak da trekist'e özgü bir olsa gerek. Aslında program hazırlıklarına günler öncesinden başlandı. Perşembe günü de eksik malzemelerin tamamlanması için alışveriş yapıldı.Aktivite kamp+mağara olunca doğal olarak götürülecek malzeme miktarı da arttı. Kamp malzemelerinden uzun uzun bahsetmeye gerek yok. Herkes çadırda ihtiyacı olan,mat,uyku tulumu vs. almıştı. Sadece Banu ilave olarak çeyizini de getirmişti. (yatak, yorgan,perde,havlu takımları,yatak örtüleri,kilim vs. getirdiği burç içinden çıktı. Yalova'da kahvaltı için uğradığımız annesinin evindeki koltuk takımını arabaya nasıl sığdırabilirim diye uzun uzun düşündü. Çeyizindeki eksikler ile ilgili dedikodular Behiye ve Semra'nın katılımı ile gün boyu sürdü.
Bu nedenle Bahadır ve ben İbrahim ağabeyin arabasında yola devam etmek zorunda kaldık. Dedikodu detaylarını tam olarak bilmiyoruz ama gördüğümüz önemli bir eksikte beyaz eşyalardı. Banu'cuğum bir dahaki kampa buzdolabı ve çamaşır makineni de bekliyoruz. Banu'nun çeyizini kıskanan İbrahim abi'de kendi kahve makinesini çıkardı ve herkese filtre kahve dediği bulaşık suyunu ikram etti. Bu aslında, daha sonra mağarada içmek zorunda kalacağımız yarasa boklu suya alışmamız için verilmiş bir ön eğitimdi. Jr.Bahadır'da diğerlerinden aşağı kalmamak için kendi çeyizi olan nargilesini çıkardı ve duman ve fokurtular arasında, daha sonra mağarada çok işine yarayacak olan nefes açma eğitimlerine başladı.(Bu o kadar etkili oldu ki tüm aktivite süresince tüm ekip Jr.Bahadır'a yetişebilmek için koşmak zorunda kaldı.
Kendini o kadar kaptırmış ki mağaranın bittiğini, mağaradan çıkıp 30 metre aşağıda bir kaya üzerinde mahsur kalınca fark etti.) Cumartesi 07:30'da 3 araba olarak farklı noktalardan yola çıktık. İbrahim ağabeyin arabasında, Serap,Büşra,Behiye ve Semra, Erdal'ın arabasında Gülçin ve oğlu Ekin (ki daha sonra mağaraya da girerek en geç mağaracılar (13 yaşında) listesindeki yerini aldı. (Ekin sakın alınma senin 14 yaşında olduğunu hepimiz biliyoruz ama Guinees rekorlar kitabına girmen için yaşını biraz küçülttük çaktırma olur mu? ), 3.arabada ise A.kemal, Banu, Jr.Bahadır, Ben ve Banu'nun çeyizi olarak yola çıktık. Feribotla karşıya geçerek kahvaltı için bizi bekleyen Banu'nun annesinin evinde toplandık. Burada mükemmel hazırlanmış bir kahvaltıdan sonra, Yalova'dan alışverişimiz yaparak Bursa yönüne hareket ettik. Bursa -Balıkesir karayolunun Bursa çıkışından yaklaşık 30 km sonra Fadıllı,Ayva tabelasından sola dönerek,Ulubat gölünün panorama görüntüleri eşliğinde Fadıllı köyüne vardık. İbrahim abi burada gördüğü, Ulubat gölünden yakalanmış tatlı su balıklarının haline çok acımış olmalı ki, en azından birkaç tanesini kurtarmak için, balıkçılardan satın alarak ertesi gün, kamp yerindeki ağacın üzerinde tekrar doğaya bıraktı. Onları azat ederek çok sevap işlediğine eminim. Fadıllı köy meydanından sola M.Kemalpaşa yönüne devam ederek, Ayva köyü yol ayrımına girmeden yaklaşık 5-6 km sonra kamp yerine (aynı zamanda mağaranın üst girişine yakın bir bölgeye) ulaştık. Hemen kampımızı kurduk ve ekibin geri kalan kısmını beklemeye başladık.4.araç ile yola çıkan Bahadır ve İlknur birkaç saat sonra,
Son araçtaki Cengiz, Zuhal ve kızı, Yılmaz ve Funda'nın kampa varışları ise gece yarısını buldu. Bu nedenle mağara girişini ertesi gün yapmaya karar verdik. Yine de akşam olmadan mağaranın girişini ziyaret ettik. İp inişi için gerekli olan donanımların yerlerini kontrol ettik, hazırlıkları yaptık ve ertesi gün heyecanla bekleyerek kamp alanına döndük. Her kampta olduğu gibi kamp ateşi yaktık, Her kampta olmayan yemeklerimizi hazırladık. İbrahim abi saç kavurma için gereken hazırlıkları yaparken , Serap ablamız şahane bir pilav yaptı.Trekist'te üyeliğim henüz çok yeni ama yaklaşık 20 yıldır kampçılık yapıyorum, kamp yerinde böyle şahane bir yemek çıkarıldığını ilk defa görüyorum. Trekist farkı bu olsa gerek. Teşekkürler Serap abla, İbrahim abi ellerinize sağlık iyi ki varsınız. (Semra senin börülce'de çok lezizdi teşekkürler)
Sonra masalar kuruldu, hoş bir sohbet eşliğinde yemeklerimizi yedik, Bahadır'a takıldık, nargile fokurdattık, kamp ateşinde şarkılar türküler söyledik, Bahadır'a takıldık, çay demledik, tekrar Bahadır'a takıldık. Bütün bu şakalara hiç kızmadı. "Ben size daha sonra gösteririm" der gibi gülümseyerek baktı. Sonra bütün gece korkusundan uyuyamadığı için kimseyi uyutmamaya çalıştı. Gece boyunca tüm çadırları ziyaret ederek intikamını aldı. Behiye ve Semra'nın çadırına her defasında kovulmasına rağmen 6-7 defa gitti. İbrahim abinin çadırının arkasından horultu efektleri yaparak kimseyi uyutmadığı gibi, İbrahim abiyi de sanki horluyormuş gibi gösterdi. Hatta bu karanlık korkusundan olmalı, mağara da sürekli kürekle suya vurarak acaip sesler cıkarıyordu. ( önceki aktivitedeki sakatlanma hikayesi de bu karanlık fobisinden olabilir mi?) Ertesi sabah, Bahadır'ın tüm uğraşlarına rağmen inatla 07.30'dan önce çadırlarımızdan çıkmadık. Güzel bir kahvaltı sonrasında mağara için hazırlanmaya başladık. Bahadır & Bahadır (Jr) iniş için gereken ipleri donatırken bizde kıyafetlerimizi giydik. Mağara için gerekli olmazsa olmaz, kask,kafa lambası ve can yeleği standart olarak herkeste vardı.Onun dışında herkes kendi zevki ve ekipmanına uygun giyindi. Sıcak tutması için, Yün içlik, rafting/dalgıç elbisesi, tulum, külotlu çorap , (Bahadır kırmızı ponpon kız çorabı ve uzun bacakları ile çok sükse yaptı ), ayaklarda çizme veya bot,yedek pil,yiyecek ve su aldık.Ortak malzeme olarak kullanılacak olan 2 adet karpit lambası ve 2 adet şişme bot ile birlikte mağara girişindeki yerimizi aldık İp inişi için yapılan eğitim ve hazırlık sonrası tam inişe geçmeden önce Serap ablanın, tüm grubu başka bir aktivite için çağırması nedeni ile iniş programını öğlene erteledik.
Sonunda 12.30 civarında toplam 12 kişi iki grup olarak İp inişine başladık. Bu esnada tüm sistemi kuran ve inişi kontrol eden Bahadır ve Yılmaz'a ,ilk inişi yapan ve sonraki inenlere aşağıdan destek veren İbrahim abiye, hiç ip inişi yapmamış kişilere gerekli güven ve eğitimi verdikleri için teşekkür ederiz. Tüm ekibin inişi bir saat sürdü ve yaklaşık 01.30 gibi mağara yürüyüşüne başladık. Her gruba bir bot ve bir karpit lambası vererek ekipler halinde mağaranın derinliklerine daldık. 1 ekip, Bahadır,Behiye,Jr Bahadır,Banu, A.Kemal ve Ben'den oluşmaktaydı. 2.grup ise, İbrahim,Büşra, Gülçin,Ekin,Cengiz ve Yılmaz'dan oluşmaktaydı. İlk girişte çok fazla yarasa kolonileri vardı. Rahatsız olan hayvanlar sesler çıkararak, karanlıkta bize dokunmadan çevremizde uçuyorlardı. İnanılmaz güzellikte sarkıt ve dikitler, kaya oluşumları, yarasa pislikleri ile dolu buz gibi sular, kafa lambalarının duvar ve tavanda yarattığı görüntüler, karanlık, sessizlik, her adımda bambaşka bir dünyaya adım attığınız izlenimi veriyordu. Mağara içindeki göletlerde bazen belimize kadar gelen buz gibi sularda yürüdük.Boyumuzu aşan kısımları botlara binerek geçtik, kuru zeminlerde botları taşıyarak devam ettik, zaman zaman sendeledik boğazımıza kadar sulara battık, ama hep yürüdük, yürüdük. Isı kaybı olmasın diye çok az mola verdik, bu molalarda da resim ve video çektik, (İbrahim abi sürünme sahnesinde Oskar'lık bir performans gösterdi.) yemek molasında yanımızda ıslatmadan taşımaya çalıştığımız bisküvi, fındık, çikolotalarımızı atıştırdık.
Nehir tarafından taşınmış ağaç kütüklerindeki bembeyaz dantel gibi mantar izlerini gördük. Işıkta fosfor gibi parlayan su damlalarını, nehirde yüzen semenderi gördük. Yarasalar ile çığlıklar attık,buz gibi sularda ürperdik.bazen 35-40 m yükselen bazen 1,5 m olan mağara tavanının altından kah başımız dik,kah eğilerek geçtik. Pamukkale'deki travertenlerden (sadece rengi beyaz değil,krem) gördük İnsanın içine girmek istediği jakuzi havuzlarından geçtik.Giriş ve çıkışta yarasalar tarafından kirletilen su, mağara ortasında o kadar berraktı ki içmek istedik. Sonlara doğru doğal bir havalandırma bacası olan 2-3 metre çapındaki bir deliğin altından geçtik (ki son 5 saattir gördüğümüz ilk ışık olduğu için sevindik.) yine bu kısımda çıkışa yakın olduğumuz artan yarasalar ve çamurlu balçık bir zeminden anladık. Botlarımızı indirdikten sonra 15 dakika daha yürüyerek, sonunda yaklaşık 6 km uzunluğundaki mağaradan tam 5.5 saat sonra, yıllar önce bir şelale olduğunu tahmin ettiğimiz, Ayva köyünün 400 m üzerindeki sarp kayalık duvardaki çıkışından günışığına, yorgun ama mutlu bir şekilde çıktık. Buradan köye kadar keçi yolundan yapılacak olan tehlikeli inişin biz kesmiyeceğini düşündüğümüz için, ilave olarak son bir kurtarma operasyonu çalışması yaptık. Yanlış yoldan inmeye çalışan ve sarp bir kayada mahsur kalan Jr Bahadır'ı ip ile indiği yerden kurtardık. Sonunda Ayva köyüne vardık ve bizi karşılayan Funda ve Zuhal'ın getirdiği kuru giysilerimizi alarak, köy çeşmesinde temizlendik, ıslak giysilerimizi değiştirerek sıcak çaylarımız yudumladık. Bir köylü kadının "mağaradan mı geliyorsunuz" sözüne verdiğimiz "evet" cevabından sonra, kadın tüm köylünün bize bakışını anlatan şu cevabı verdi: "siz de kendi kendinize ceza veriyorsunuz". Ne diyelim, belki de haklıdır. Sonunda kampa vardığımızda, kampta kalan ekip (Serap, Semra, İlknur, Zuhal'ın kızı, ve Erdal) sıcak çorbalarımızı hazırlamış bizi bekliyorlardı. Bir süre dinlendikten sonra çadırlarımızı ve çöplerimizi topladık, arabalara binerek kamp yerinden ayrıldık. Yolda İnegöl'de yorgun ama neşeli bir şekilde hep beraber köfte yedik. Duygularımız paylaştık. Ben herkese "Sizi seviyorum" diye bağırdım.(Aksel henüz tanışmadık ama duygularımız aynı olduğuna göre iyi anlaşacağız ne dersin?)
Yeni aktivitelerde yine bir arada olmak üzere söz vererek İstanbul'a doğru yola çıktık. Cengiz Eker

 


Duyurular

Aralık2007 Toplantıları
-----------------------
04-12-2007 Salı
grup buluşması
Bab-ı Ali Beyoğlu
----------------------
Trekist Koro Seçmeleri
---------------------
05-12-2007
Patlangoç Kafe


---------------------
Dağcılık Eğitimi
06-12-2007
20:00 Perşembe Barış Manço K.M.
---------------------

Trekist Kıyafet Balosu
Yeni Yıl Yemeği

-----------------------
Dila Otel Kadıköy 28 Aralık 2007




Basından


Haftanın Elemanı

Aktivite: Erikli Tarih: 02-12-2007
----------
İbrahim Demirkıran



  Trekist Doğa Aktiviteleri Grubu