Trekist Sıra Dışı Etkinlikler Grubu

 

 
14-05-2008 16:24




En Yakın Etkinlik
--------------
17-18-19 Mayıs
Marmaris Dalış

----------




Hava Durumu

Mail Listesine
Üye ol


Forum Sayfaları

 

 

Aktivite Adı
Aktivite
Yer
Tarih
Yazan Çizen
Foto
Romantik Kurbağa
Kamp
7 Göller
18-07-2007
Ahmet & Serpil
Funda

Yedigöller

 

Yazdan kışa geçişin bir tür simgesi olan sonbaharda yapılabilecek pek çok faaliyet olmakla birlikte sanırım bir tür simge haline gelmiş olan Yedigöller, bu mevsimsel kaymanın en iyi gözlemlenebileceği yerlerden birisidir diye düşünmekteyiz. Genellikle üzerine hüzün giysisi kuşatılmaya çalışılan sonbahar, doğanın uyku öncesi ritüelleri gibi bedeninin farklı renkleri eşliğinde soyunurken sergilediği cömert manzaralar kaçırılamazdı.

Geziye Bakırköy'den biz ve bazı katılımcılar eşliğinde ve Şaban Bey yönetiminde başlayan aracımız yol üzerinde ilerledikçe içerisine yeni insanlar kattı. Henüz sabahın birhayli erken vakti olmasından dolayı olsa gerek, henüz afyonunu patlatamamış çoğu tanıdık pek çok insanla tam kapasite dolan otobüsümüz burnunu Bolu diyarlarına doğru çevirmişti bile. Bu arada iletişim sorunlarından dolayı İçerenköy'de almayı unuttuğumuz hanımı yolun karşı tarafına geçerek çantası ile birlikte getiren Hasan Bey'i centilmenliğinden dolayı gezinin beyefendisi olarak ilan etmeyi bir borç bilirim.

Bana sorarsanız gezi Berceste'deki kahvaltı ile başladı.  Hakikaten gezi duyurusunda belirtildiği gibi bir kuşsütü eksik. Hemen alacağımızı aldık ve masalara dağıldık. Okan'dan gördüğüm ve hemen aynısını yaptığım bal kaymak ikilisi ayrı bir makale konusu olabilirdi.  Yedik içtik kendimize geldik. Bu arada bizim masanın karşısına denk gelen masada bilmem hangi televizyon dizisinin oyuncuları oturmuş kahvaltı yapıyorlardı. Bizimkilerin hepsinin masalarına odaklanmış olması ve kendilerine hayran dolu bakışlar fırlatmamaları sanırım biraz yüzlerindeki rengin koyulaşmasına neden oldu.

Yedigöller'de  alışveriş imkanı olmadığından son nevale tedariki Kaynaşlı'da yapıldıktan sonra Şaban Bey aracını dağ yollarına sürdü. Yaklaşık 42 kilometre olan stabilize yol yolun neden tenha olduğunu biraz anlatıyordu. Ancak içerilere doğru girdikçe doğanın renkleri ve iç içe geçmeler daha belirgin hale geliyordu. Sanırım sonbaharı tarif etme gereği hissedilse pencereden gördüklerimiz en iyisi olurdu.

Konaklama yerinin yakınlarında ilk fotoğraf molası için durduk. Arkadaşlarımız fotoğraf makinalarını getirip konu mankenlerini getirmedikleri için manken olarak bizi seçip bolca deklanşör bastılar. Konaklama yerimize vardığımızda öğle vaktini biraz geçtiği için yerleşmeden önce sandeviç ve meyve suyu eşliğinde nefsimizi körlettik.

Bazılarımız misafirhanede, biz ve diğer dört kişi çadırda kalacağımızdan eşyalarımızı alıp tercihlerimiz doğrultusunda yerleştik.  Ardında toplanıp göl çevresinde yürüyüş yapmak üzere yürüyüş düzenine geçtik. Manzara harika idi. Hava ise şansımıza güneşli ve yağmurdan uzaktı. Herkes fotoğraflar çekti, dökülmüş yapraklar üzerinde yürüdü, doğanın ve harika manzaranın tadını çıkardı.

Derken akşam oldu ve heskes misafirhanenin sundurmasında toplandı. Ne de olsa doğa ve temiz hava insanı acıktırıyordu. Bazıları akşam yemeği işine girişirken, bazıları sohbet etti diğerleri ise içeride yanan şöminenin karşısında üşüyen yerlerini ısıttı.  Şişlere dizilmiş ve kıvamınca pişirilen tavuklar yendi. Seyyar mangaldaki odunlar desteklendi ve akşam eğlencesine geçildi. Gecenin mihveri Hatice her zamanki sevimliliği ile neşe kaynağımız oldu. Elbette Okan'ın Hatice üzerindeki denemeleri ve zaman zaman anlatılan önceki faaliyet anıları kahkaha miktarının artmasında önemli idi.  Latife Hanım'ın hakikaten çok hoş sesi ile seslendirdiği şarkılar türküler ayrı bir keyifti.  Sessiz sinema seansı gayet sesli bir şekilde geçildikten sonra rezidanslarımıza çekilmek üzere geceyi nihayetlendirdik.

Sabah içeriği geniş bir kahvaltıdan sonra Dilek Çeşmesi yönünde uzunca sayılabilecek bir yürüyüşten sonra dönüş hazırlıklarına geçildi. Öğle yemeği ambians gereği sucuk ızgara yapmak sureti ile ifa edildi.  Bu arada ortamın cömertçe sunduğu güzellikler ve manzara neden bu geziye katıldığımızı bize birkez daha anlattı. Bir tarafta zirvesi karlı tepeler, hemen altında yeşil çam ormanları ve eteklere inildikçe yaprakları dökülmekte olan kahverenginden altın sarısına dek türlü renklerdeki ağaçlar.

Biz İstanbul yönünde ilerlerken bedenimizde yorgunluk içimizde huzur vardı. İşte bir sonbahar haftasonunuda bu duygular ile tamamladık.

Sevgiyle kalın

Serpil Öner
Ahmet Kanarlı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 










 


Duyurular

MAYIS 2008 Plan
-----------------------
KAD kuruluş Yemeği
15-05-2008
Kadıköy Dicle Balık Restorant
20:00

------------------------
Dinleti

---------------------
Sunum

---------------------
Dalış Eğitimi
.
--------------------




Basından


Haftanın Elemanı

03-05-2008
Filyos Rafting Keşif Aktivitesi
--------
İbrahim Demirkıran

Cengiz Aksoy




  Trekist Doğa Aktiviteleri Grubu